Talmuda Sövgü - Bölüm 2

Talmuda Sövgü'nün ikinci bölümüne hoş geldiniz. İlk bölüme buradan ulaşabilirsiniz. Bunu belki geçen yazının başında söylesem daha iyi olurdu:

V) "Bir nayahudinin Tevrat'ı araştırmasının cezası ölümdür. Bu Musa'nın bize mirasıdır, nayahudilere değil!Sanhedrin.59a.2

Tevrat derken talmudu da kastediyorlar. Yani geçen yazımı okuduysanız, ayvayı yediniz, miadınız doldu. Artık hepimiz aynı gemideyiz. Netleştirdiysek başlayalım.

En son mesirah, yani, musevilerin birbirini ihbar etmeme, ihbar edeni öldürme konusunda bırakmıştık. Orada bahsetmediğim bir konu, "eğer birbirinizi kolladığınız çok bariz olacaksa birbirinizin aleyhine ifade vermelisiniz" de denir. Bu doğrudan talmuda değil de 16. yüzyılda yazılmış Şulhan Aruh kitabına dayandırılır. (Yazarı Yozef Karo Niğbolu'da hahamlığa başlamış, eserlerini de Edirne'de yazmaya başlamış.) Yahudilerin imajının zedeleneceği durumlarda, mecburen, birbirlerinin aleyhine ifade vermeleri önerilir kısacası. Hasbaranın bir türevi. Epstein gibi birinin mahkemeye çıkıp ifade vermesi yahudilerin imajını daha da kötü zedeleyeceği için ölmesi gerekti de diyebiliriz, intihar etmediği çok açık.

Bazı özel durumlarda, örneğin sahte koşer et satan bir yahudi vakasından bahsedilir, eğer böyle bir suça yahudiler kendileri mani olamazsa, suçlu kişiyi ihbar etmeyi tehdit ekmekle yükümlülermiş. O da işe yaramazsa nayahudi otoritelere ihbar edebilirlermiş. 

Bazı hahamlar bir çocuğun hayatının riske atıldığı durumlarda da ihbar zorunlu der, ama ben bunun cinsel tacizi veya nayahudi çocukları da kapsadığına dair net bir kanıt göremedim. Çok iyi kalpli hahamlar da elbet var, çocuk tacizini ifşa ettiği için taşlanan, yüzüne çamaşır suyu fırlatılan Nuchem Rosenberg gibi ama "ihbarcılar" tarihi çok eskiye dayanıyor ve hahamların bireysel açıklamaları talmud, mişneh tora, şulhan aruh gibi "saygıdeğer" kitaplarda yazanları değiştirmiyor. Musevi çoğunluğun davranışını da.

Kurallar duruma göre değişiyor ve her zaman çoğunluğun menfaati gözetiliyor anlayacağınız. Talmud üzerinden açıklamak gerekirse: 

VI) Bava Kamma 113a.21-22: "Eğer yahudi mahkemesinde aklanırsanız, nayahudiye deyin ki: Bizim yasamız böyle. Eğer nayahudilerin mahkemesinde aklanırsanız deyin ki: Sizin yasanız böyle. Eğer iki mahkemede de aklanamazsanız, dolambaçlı yollar deneyin. Bir nayahudiyi kandırmak caizdir."

Yukarıda gümrük vergilerinden kaçınırken izlenmesi gereken yol anlatılıyor hesapta. Burada biraz daha netleştiriyorlar. Bava Kamma 113b1-b2. "Sıradan nayahudileri kandırmak caizdir. İsrail'de yaşayan ve nuh kanunlarına uyan nayahudileri kandırmak caiz değildir." 

"Nuh kanunları" dedikleri şeyin önemini ileriki bölümlerde açıklamaya çalışacağım. Yazının bu bölümünde talmuddan başka incileri alıntılamaktan ziyade bazı noktaları vurgulamak istiyorum.

Aslında buraya kadar bahsettiğim musevilik türüne Rabbani Yahudilik deniyor. Yani talmudun otoritesini kabul eden, tevrat kadar, hatta tevrattan çok hahamların tevrat yorumlarına dayanan musevilik biçimi. Babil talmudu yazıldığından beri ana akım musevilik rabbani.

Reform museviliğin daha insani olduğu söylenir, Türkiye'de var mı bilmiyorum. Talmud bağlayıcı değil der reformcular ama hala talmudu okuyup okutuyorlar, kutsal sayıyorlar. Halbuki reformun kurucusu Abraham Geiger "Talmud gitmeli" demiş, gidememiş. (Ben yahudi kelimesini daha çok bir etnik köken, museviliği de dini manada kullanıyorum belki farketmişsinizdir, ama reform museviliğine normalde reform yahudiliği deniyor. Yahudiliğin ne kadar etnik sayılabileceği de tartışmalı, daha sonra değineceğim.)

İhbarcılık/mesira kurallarının gerçek hayata yansımaları hakkında daha fazla örnek isterseniz yapay zekaya sorunca bana bir sürü saydı, hepsinden bahsetmeyeceğim. Ama şundan bahsetmek istiyorum kafanızda soru işareti kalmasın. 2013 senesinden şu makalede 12 yaşından başlayarak 3 sene tecavüze uğrayan bir kıza mahkemede ifade vermemesi için 4 milyon dolar teklif eden 4 kişinin tanığa tehdit suçundan tutuklandığından bahsediliyor. (Tacizci 50 yıl hapis cezası almış ama geçen ay çıkan haberlere bakılırsa erken salınması için yoğun bir baskı var.) Aynı yazıda bir de 1995 senesinde Nobel Barış Ödüllü eski İsrail başbakanı İzak Rabin'i öldüren israilli suikastçinin mesirah yasalarından faydalanmaya çalıştığından bahsediliyor. Gerekçesi de yasal olarak Filistin'e ait olan toprakları Filistinlilere geri vermeye çalışarak Rabin'in bir tür "ihbarcılık" yapmasıymış: Jewish Word | Moser.

Buradan talmudun siyonizmin ne kadar önemli bir parçası olduğunu da anlıyoruz. Rabin'i öldüren Yigal Amir bugünün israilinde tartışmalı bir halk kahramanı statüsünde ve Rabin'in Oslo anlaşmasıyla verdiği "tavizi" telafi etmek için İsrail Hamas'ın 7 Ekim saldırılarını bahane ediyor. "Solcu" İsrailliler, ki artık pek kalmadı, Rabin'in ölümüyle birlikte ortadoğuda barış hayali de öldü şeklinde yorumlar: O zaman 19 yaşında olan İtamar Ben-Gvir suikastten birkaç hafta önce "Rabin'i halledeceğiz" demişti. Bugün kendisi İsrail Milli Güvenlik Bakanı ve talmudik siyonizmin en çirkin yüzü. 


VII) Biraz da siyonistlerin en sevdiği faaliyetlerden organ hırsızlığının talmudik altyapısını anlamaya çalışalım. Talmudun bazı yerlerinde nayahudilerden ne kadar nasıl çalabileceklerini konuşuyorlar. Örneğin Sanhedrin.57a.21-22:

-Ya bu nayahudilerden bir kuruş bile çalsak hırsızlık sayıyorlar. Nasıl yapsak? 
-Nayahudi çalışanlarına maaşlarını vermeyebilirsin. Ondan birşey almış olmuyorsun. Ona hakkı olanı parayı vermemek daha az bariz bir soygun yöntemi... Nayahudilerin yahudilere bunu yapması yasak ama yahudilere yasak değil.

Başka bir yerinde de Bava_Kamma.113b 

-Çalmak caiz değil. Ama bir nayahudi malını kaybederse geri vermemek caizdir. 
-Çalmanın yasak olduğu nerede yazar? 
-Tesniye 7:16: "Ve Tanrın RAB'bin sana teslim ettiği bütün halkları tüketeceksin/yok edeceksin".

Oha gerçekten çok kibarca açıkladın abi sağol... Yani düz soysaydınız daha iyiydi. Burada savaş zamanı, yahut "avucunuza düşerse" düşmanın herşeyi size helaldir deniyor yani, hatta farzdır diyor gibi. Tesniye'nin devamında "Onlara acımayacaksınız" diye de vurgulanıyor üstelik. Ayrıca "bir nayahudiyi kuyuya atmak caiz değil ama kuyuya düşerse çıkarmayın, merdiven varsa da alın, bana lazım deyin" gibi laflar da var. Avodah_Zarah.26b.6-7

Önceki bölümde Chabad ile ilgili videoda organ kaçakçılığından biraz bahsediliyordu. Ama şu video bence daha çarpıcı: Israeli channel 2 news investigation reveals that Israel steals organs, and skin, from Palestinians

2009 yılında İsveçli gazeteci Donald Bostrom çok çarpıcı fotoğraflarla bir haber yapınca bütün dünyanın israillilerin organ hırsızlığından haberi oldu. Bunun üzerine İsrailli Channel 2 bir haber yapmaya kalkıştı. Bu videoyu internetten yok etmek için çok uğraştı pisrail ama nafile, tüm kopyalarını asla yok edemeyecekler. Videoda organ bankasındaki görevli kadına soruyorlar: 

-Dünyanın en büyük deri bankası burası mı?
-Evet burası.
-Ne kadar deri var elinizde?
-170 metrekare kadar.
-Organ bağışlama oranı İsrailliler arasında yüzde kaç? 
Kadın gülüyor. 
-Neden gülüyorsun? 
-Çok garip bir soru sordunuz... Bu soruya bir cevap veremem çünkü bu oran çok düşük.
-Öyleyse soru garip değil, cevap garip...
-...hayır aslında cevap garip değil. Herkes biliyor ki İsrailliler organ bağışlamaz. Biz kendi askerlerimizin cesetlerine dokunmuyoruz, onların vücudundan asla bir şey almıyoruz. Sadece "diğerlerinden" alıyoruz...
-Kimden?
-İşte Filistinlilerden, mültecilerden, yabancılardan...
...

Günümüzde organ hırsızlığını artık bıraktık deseler de düzenli olarak Filistinlilerin organlarının çalındığına dair haberler günyüzüne çıkıyor. Bunu sadece Filistin'de değil Amerika'da, Türkiye'de vb. fakir insanlara para vaad ederek yaptıklarına dair de haberleri sıklıkla görebilirsiniz. Basit bir google araması yeterli. Örneğin daha geçen ay yıllardır kanundan kaçan bir İsrailli Türkiye'de yakalandı, Rusya'nın talebi üzerine. Aslında asıl soru hakkında İsrail'de bile tutuklama kararı çıkmış, Interpol tarafından da aranan Boris Wolfman nasıl oldu da 9 sene elini kolunu sallaya sallaya Türkiye'de yaşadı olmalı... Organ kaçakçılığı inanılmaz karlı bir iş ve bankacılık gibi yahudilerin tekelinde diyebiliriz. Zaten herkesin midesi kaldırmaz.

Rabbânî Yahudilik gördüğünüz üzere sanki kadınları devreden çıkarıp pedofilinin vb her türlü psikopatlığın önünü açmak için tasarlanmışa benzer. Şabat kurallarını çiğnemek gibi birçok anlamsız günahın cezası ölüm, mastürbasyon çok ciddi bir günah sayılıyor, homoseksüeller taşlanarak öldürülmeli ama iş bebeklere tecavüz etmeye gelince hiç bir yaptırım yok. Diğer ulusları acımadan yok etmek, tüketmek caiz ama bir hahamın kızı zina yaparsa yakılmalı. [EDIT: Bu Tevrat'ta yazılıymış: Levililer 21:9] Yakmak derken de ağızdan içeriye kızgın kurşun dökmeyi kastediyorlar, çünkü öteki türlü çok çirkin görünüyormuş. Kül olmuş Filistinli çocuk cesetlerine bakınca hak vermemek elde değil, ama talmudçu hahamlar bu durumdan pek rahatsız olmuyor sanırım.

Örneğin 2015 senesinde Batı Şeria'da yakılarak öldürülen 18 aylık bir bebeğin ölümünü, aralarında gene bugünkü Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'in de bulunduğu bir güruh "Ali mangalda! Mangalda Ali!" nidalarıyla bebeğin resmini bıçaklayarak kutluyorlardı. 2018 yılında bebeği ölen aile mahkemeden çıkarken gene aynı sloganı kullandılar


Benzer bir şekilde 2003 yılında dozerle ezerek öldürdükleri Amerikalı aktivist Rachel Corrie'nin ölümünü 2013'te krep yapıp yiyerek kutlamışlardı; "ezilince krep gibi oldu"... Bugün bile Saint Pancake - Azize Krep diye dalga geçiyorlar... 

"Bir İdealistin Ölümü" isimli 2005 yapımı belgeselden bir kesit:

Aynı şekilde geçen sene keskin nişancıların kafasından vurarak öldürdükleri aktivist Ayşenur Ezgi Eygi'nin ölümü de bir alay konusu. İsrailli telegram kanallarında biraz gezerseniz görürsünüz ki katlettikleri insanların cesetleriyle dalga geçmek günlük hayatın sıradan bir parçası adeta.

Zaten kutsal metinleri neyi yasaklarsa yasaklasın her sene Yom Kippur gününde zikrettikleri Kol Nidre "duası" açıkça "Yeminlerimiz yemin değildir, yasaklarımız yasak değildir. Geçen seneki ve önümüzdeki seneki günahlarım affola" der. Talmudda bile geçmiyor böyle bir metin, ortaçağda uydurmuşlar. Pedo Rashi "Bu sadece unutulmuş yeminleri kapsar" demiş ha peki deyip repertuarlarına almışlar. Yahudiler örn. Şalom gazetesi genelde "bu bütün yasakları kapsamıyor" diye savunur ama yalan. 

VIII) Talmudda şu geçiyor: En büyük günahın bile cezası, pişmanlık + Yom Kippur affı sonrası "ertelenir". Yani pratikte affedilir. En büyük günah dedikleri de Yahveh'nin ismini boşa zikretmek. Yoma86a.2 

Doğrudan Kol Nidre ingilizce wikipedia sayfasından Google tercümesi.

Bunun mantığı da şuna dayanıyor: Tevrat'ta denilene göre 2 keçi kurban edilmiş, yahudilerin tüm günahları affolmuş. Kurbandan ziyade rüşvet demek daha doğru. Biri Yahveh için diğeri de Azazel için. Yahveh de az değil ama Azazel bildiğiniz Şeytan gibi birşey. İslami literatürde Azâzîl diye geçiyor: İblis'in cennetteki adı. Bu ritüelin gerçekleştiği yer olduğuna inanılan Jabal Munttar yani Azazel Dağı, günümüzde Kudüs yakınlarında turistik bir lokasyon: Google mapste Mount Montar yazınca çıktı, nedense bir keçi çiftliği de var aynı yerde... Neredeyse her dile girmeyi başarmış "günah keçisi" lafı da aslında "şeytana" kurban edilmiş bu keçi efsanesine dayanıyor. Bu efsane aynı zamanda kabalanın, dolayısıyla sabetayizmin de kökeni denebilir, işin ezoterik saçmalıklarına daha sonraki bölümlerde değineceğim.

Bu sene İsrail Hayom gazetesinde satanizm ile ilintili skandal bir haber yayınlandı ve İsrail meclisinde tartışılmasına rağmen hızlıca halı altına süpürüldü, İsrail aceleyle İran'a saldırıp gündemi değiştirdi vs. Türkçeye çeviremeyeceğim ama başlığı "Karanlığın Dibi" idi ve içinde hahamlar, doktorlar, polisler, millet vekilleri vs bulunan bir grubun satanik ayinlerde çocuklara nasıl tecavüz ve işkence ettiğini konu alıyordu. İngilizcesi olan buyursun okusun: 'Bottom of darkness': Children raped in ritual ceremonies expose the horrors. 

Tabii ki kimse tutuklanmadı. Ülkemizde veya küresel medyada haber bile olmadı. Neden acaba...?
SoL gazetesinde türkçe bir haber bulabildim bu konu üzerine, ama ritüellerin satanik yanından bahsetmemişler, tamamen ortodoks mezhebin üzerine yıkmışlar: İsrail’de gerici Siyonist topluluklarda sistematik çocuk istismarı: ‘Yıllarca örtbas edildi’. Bir de Haber Nida diye bir site 'mesirah' kuralından da bahsederek paylaşmış: İşgalci israil’de Dinî Törenlerde Çocuklara Sistematik Cinsel İstismar!

Ayrıca eski İsrail savunma bakanı terörist Moşe Dayan'ın oğlunun da amerikadaki satanist kilisenin kurucusu ve Satanist İncil'in siyonist yazarı Anton Lavey'e "Satanizm zaten bizim İsrail'de uyguladığımız, uygulamaya zorlandığımız felsefedir" deyip evine davet ettiği, Lavey'in resmi biyografisinde geçer. Şuradan okuyabilirsiniz: "Secret Life of a Satanist" s.16

Bir de n'olur nolmaz diye tüm günahlarını tavuklara, ekmek parçalarına vs aktardıkları ritüelleri var; Kaparot/kefaret (Daha çok aşkenaz adeti. Ari Shaffir güzel dalga geçer). Tevratta, talmudda doğrudan geçen birşey değil ama Yeşaya 1:18 de geçen şu satırlardan ilhamla ortaya çıkmış:

Gelin, şimdi davamızı görelim.
Günahlarınız sizi kana boyamış bile olsa
Kar gibi ak pak olacaksınız.

İlginç bir detay daha: Rivayete göre Harold Wallace Rosenthal adlı Amerikalı bir "demokrat" 70lerde para karşılığı bir röportaj veriyor; "Bizim asıl tanrımız Luciferdir, sizi parmağımızda oynatıyoruz, mal olduğunuz için anlatsam da inanmazsınız" tadında, anlatıyor da anlatıyor. 11 Ağustos 1976 günü İstanbul Yeşilköy Havaalanı’nda "Filistinli" teröristler tarafından öldürülüyor. Bu röportajın bazı kısımları nedense bugün bile Reagan başkanlık kütüphanesinde arşivlenmiş. Tabii sorsanız antisemitik yalanlar bunlar derler. Ki röportaj sahte bile olsa gerçekliği yansıtıyor gibi görünmekte. Münevver Karabulut cinayetiyle gündeme gelen Garipoğlu ailesinin yılbaşı ağacının üzerinde "davut yıldızı" bulunması da tesadüf değil.

İkinci bölümün sonuna geldik. Üçüncü bölümde görüşmek üzere. Krep Azizemizin kısa bir konuşmasıyla bitirelim:

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Talmuda Sövgü - Bölüm 1

Wilhelm Reich - Listen Little Man Epilogue - "Dinle Küçük Adam" Son Söz