Talmuda Sövgü - Bölüm 1
Bu kadar detaylı yazmayacaktım da yanlış anlamaları minimize edip doğru anlamaları maksimize etmeyi gerektiren bir konu olduğu için yazı uzadıkça uzadı. O yüzden birkaç bölüm halinde yayınlayayım dedim... [+18]
Talmud, musevilerin iddiasına göre MÖ 13. yüzyılda Tevrat'ın Musa'ya inmesiyle başlamış, museviliği halka daha iyi açıklama iddiasıyla ortaya çıkmış "sözlü tevrat" geleneğinin kağıda dökülmüş hali. "Tevrat'a sığdıramadıklarımız" tadında, farklı hahamların yobazlıkla ve tezatlarla dolu yorumlarının derlendiği yaklaşık 6000 sayfalık bir metin. Yazılı ilk talmudun ortaya çıkışı MS 4.yüzyıla denk gelir. (Bu talmud geçen yüzyıla kadar çoğunlukla "Filistin Talmudu" diye geçiyordu fakat siyonistler "Filistin diye bir şey yok" kafasıyla günümüzde "Kudüs Talmudu" diyor. Zaten bu talmud daha kısaydı ve çok uzun zamandır yetersiz bulunmakta.) 6. yüzyılda tamamlanan Babil Talmudu asıl otorite kabul edilir. Talmudu tamamen veya kısmen reddeden musevi mezhepleri de var (örn. Sâmirîler, asimile edilmeye çalışılan türki Karaimler ve Karaylar) ama günümüzde ufak bir azınlık. Bir de Talmud benzeri, Tevrat'ın yorumlandığı vb daha böyle yüzlerce kitapları var ve çoğunun bırakın türkçesini, ingilizcesi bile yok. Tevrat da çok problemli bir metin, arada bahsedeceğim, ama talmud onu epey solluyor, o yüzden bu yazı dallanıp budaklansa da daha çok talmud odaklı olacak.
Sanırım ülkemizde bazı sinagoglarda türkçe talmud varmış, ama orijinal metinlere sadık olduğunu pek zannetmiyorum (umarım değildir). Benim bu yazıyı yazmaktaki amacım talmudun korkunç içeriği hakkında fikir vererek hem İsrail denilen meretin doğasının anlaşılması, hem de musevi okullarında, sinagoglarda vb. yahudi çocukların bu saçmalıklarla zehirlenmesine mani olmak. Bu hastalığın önüne geçilmezse nasıl bir felaketle karşı karşıya olduğumuzu yazının ilerleyen kısımlarında anlayacağınızı düşünüyorum. Zaten beni bu konuları araştırmaya iten şey İsrail'in inanılmaz canice soykırımı, alenen söyledikleri sonsuz yalanlar ve tüm dünyanın buna seyirci kalması oldu.
Talmud günümüzde dünyayı resmen rehin almış siyonist ideolojinin temel yapı taşlarından. Modern siyonizmin öncüsü Theodor Herzl'den tutun, Epstein'ın suç ortağı Ghislaine Maxwell ve Gazze'de yapay zekayla çocukların beynini patlatan dronlara yazılım sağlayan CIA/Mossad bağlantılı Palantir CEO'su Alex Karp'a kadar talmudun siyonizmde vazgeçilmez bir yeri var, ki bu saydıklarım özünde ateist yahudiler. Çoğu musevi için talmud Tevrat'ın bir parçası, hatta kutsal metin niteliğinde. İsrailli hahamlar düzenli olarak "talmud edebiyatı" yapıyor ve bu metin içinde o kadar akıldışı öğretiler var ki görmeden inanmak gerçekten zor! O yüzden bazı metinleri çevirme gereği duydum, çeviriler birebir değil ama kolay anlaşılması için basitleştirdim, kaynaklarıyla paylaşıyorum. Bu çok dipsiz bir kuyu, yazıyı bir nebze olsun kısa tutmak için bir çok şeyi pas geçeceğim.
I) Sabah dualarıyla başlayalım. Bu aşkenazların duasıymış, sefarad duası vs biraz farklı. Kalkar kalkmaz bu duayla başlamıyorlar da bu kısmını tuvaletten çıkınca söylemeleri gerekirmiş. Cumartesi günleri ise sinagogda cemaatle birlikte:
Ey Tanrımız ve dünyanın kralı olan Haşem, beni yahudi olmayanlardan yapmadığın için, sana ne mutlu!
...Haşem, beni köle yapmadığın için sana ne mutlu! (Kadınlar köle yerine cariye demeli)
...Haşem, beni kadın olarak yaratmadığın için sana ne mutlu! (Kadınlar beni kendi iradene göre yarattığın için demeli)
Haşem aslında isim demek. Yahveh/Yehovah ismini boşa zikretmeyelim diye haşem diyorlar. Bu dua ilginç bir şekilde Tayyip Erdoğan ile Şalom gazetesi arasında ufak bir atışmaya sebep olmuş. Farkettiyseniz duanın erkek-kadın versiyonları farklı. Tayyip bey "Kadına hakaret bu" derken Şalom gazetesi üstten üstten ukalalık yapmış. Yazdıkları makalede duanın diğer parçalarından bahsetmemişler nedense. Duada önce hem erkekler hem kadınlar Na-yahudi ve köle olmadıkları için teşekkür ediyor, üzerine erkekler kadın olmadıkları için teşekkür ediyor. Bir de bunun üzerine talmudu açıp okursanız şöyle bir tartışma geçiyor: Menachot 43b-44a
-Yahu zaten köle olmadığımız için şükrediyoruz, bir de kadın olmadığımız için şükretmeye gerek var mı?- Köleler kadınlardan daha aşağılıktır. O yüzden ayrıca şükretmek gerekir...
Erdoğan bunlardan da bahsedebilirmiş... Duanın devamında da:
İsrail'i güçle kuşatan Sen, ey Tanrımız, evrenin Kralı, kutsalsın. İsrail'i şanla taçlandıran Sen, ey Tanrımız, evrenin Kralı, kutsalsın.
...gibi laflar geçiyor. Burası aşkenazlara özgü değil tüm museviler için aynı. Burada İsrail derken yahudiler kastedilirmiş ama artık İsrail devletiyle bir gibi. İsrail de aslında "tanrıyla güreşen" demek. Bunlar çok eski dualar. İsrail devleti kurulduktan sonra da İsrail ordusu için vb ekstra dualar da eklemişler. İsrail'deki devlete bağlı tüm sinagoglarda standart hale gelmiş.
Bu arada yahudi olmayan herkesi kapsayan "Gentile, Goy" kelimelerini nayahudi diye çevireceğim. Bu kelimeleri çok sık kullanıyorlar ve dilimizde bir karşılığı yok. Şalom kıvırtadursun biz devam edelim.
II) Niddah 44b.12: 3 Yaşından küçük bir kızla ilişkiye girmek "hiçbirşeydir. Göze parmak sokmaya benzer. Göz yaşı yenilenir." Tek bir yerde geçmiyor da düzenli tekrarlanan bir öğreti bu. Burada mantık 3 yaşına kadar kız bebeklerin kızlık zarının yenilendiğini söylüyorlar ve cinsel ilişkiyi yok sayıyorlar. 3 yaş ve 1 günlük ise kızla birlikte olan yahudi adam kızla nikahlanmış sayılıyor. Kimi diyor "Yok yahu onun doğrusu 2 yaş" falan. Bunlar kız yahudiyse. Kız yahudi değilse yahudiyi günaha soktuğu için öldürülmeli, genel olarak bir yahudiyi günaha sokan şeyler yokedilmeli. Yahudi kadınlar da 9 yaşına kadar olan erkeklerle birlikte olursa cezası yok. 9 yaş 1 gün olursa cezası "var". Bu aşağıdaki resim doğrudan talmuddan değil ama talmudu referans alarak yazılmış. Okuyup anlamaya çalıştım nasıl bu sonuçlara varmışlar. Anlayamadığım için "Orta Çağ'ın tartışmasız en önemli yahudi düşünürü" Musa Bin Meymûn'un başyapıtından alıntıladım: Mishneh Torah, Forbidden Intercourse 12.10. Bu kitabı sanırım bazı ilahiyatçılar çevirmeye başlamıştı da herhalde kalpten gittiler.
Penis inikken yapılan seks zaten cinsel ilişkiden sayılmıyor... Bunu hangi soruya cevaben açıklama ihtiyacı hissettiklerini yazmak istemiyorum. Yuh yani. [Insert Küfür]
3+1 kuralı da Tevrat'a ve bebekler üzerinde yaptıkları deneylere dayanıyor. İshak peygamber Rebeka ile kız 3 yaş +1 günlükken evlenmiş. Bunu da en saygıdeğer musevi alimlerinden Rashi hesaplamış: Rashi on Genesis 25.20. "Muhafazakar" musevi cemaatlerde pedofilinin çok yaygın olması ve yurtdışında başı yasalarla belaya giren yahudi pedofillerin İsrail'e kaçması tesadüf değil anlayacağınız. Ama belki de yerli medyada hiç bahsi geçmediği için haberiniz olmayabilir.
Vilna Shas/Schottenstein talmudunda "bir yahudi, nişanlı bir nayahudi kızla ilişkiye girerse cezası yok, bir nayahudi, nişanlı bir yahudi kızla ilişkiye girerse öldürülür" diye de ekstradan belirtiliyormuş deepseek'in bana dediğine göre, ama o talmudun ingilizcesini bulamadım. Yahudi yeşivalarında standart talmud da buymuş. Sansürlenmeyen kısımları görüyorsunuz, bir de sansürlenenleri düşünün. Devam edelim.
III) Sanhedrin 57a.16 "Bir nayahudi bir yahudiyi veya nayahudiyi öldürürse cezası idam. Bir yahudi bir nayahudiyi öldürürse cezadan muaf." Sanırım açıklamaya gerek yok. Sanhedrin aslında bir tür yüksek hahamlar konseyi, talmudun o kısmı da onların o dönemki kararlarını açıklıyor. Sanhedrin'in liderine de Nasi denirmiş; yahudi prensi manasında, o da ilginçtir... Fatih İstanbul'u fethettiği sırada Sanhedrin'in merkezi İstanbulmuş bu arada. Hiç duymadıysanız 1489 senesinden "İstanbul Mektubu - Constantinople Letter" hikayesi enteresandır.
Sanhedrin'in günümüzde kalmadığı veya etkisiz olduğu iddia edilse de aslında var ve etkin. Hatta 2009 senesinde Adnan Oktar'la olan görüşmelerinden ne kadar memnun kaldıklarına dair açıklamaları kendi sitelerinden okuyabilirsiniz: Bnei Noah Teachings in Turkey: Meeting and Interview with Adnan Oktar
Kiddushin 66c: "Nayahudilerin en iyisini bile öldürün, yılanların en iyilerinin kafalarını kırın. Kadınların en iyisi bile cadıdır." Bu Babil talmudu değil de daha eski olan Kudüs talmudundan. Genelde "o dönemde romalılardan çok çekmişler biraz paranoyaklaşmışlar" diye açıklanır. Her iki talmudun da başlangıç noktası sayılabilecek "Mişna" metninde de şöyle laflar var: "Ne kadar çok et o kadar kurtçuk; Ne kadar çok mal o kadar çok kaygı; Ne kadar çok kadın o kadar cadılık; Ne kadar çok cariye o kadar ahlaksızlık; Ne kadar çok köle o kadar hırsızlık."
Cadıları öldürmenin gerekliliği zaten Tevrat'ta belirtildiği için, Mısır'dan Çıkış 22, talmuddaki tartışmalar daha çok "Taşlayarak mı öldürsek kafasını mı kessek? Yahudiyse taşlayalım" ayarında. (Türkçe çevirilerde cadı yerine büyücü diye çevrilmiş genelde ama cadı tercümesi daha doğru, dişiler kastediliyor. İngilizce tercümelerde de "witch" yani cadı diye geçer.) Levililer 20:27 erkek "cadıları" da öldürmeli dese de talmudda biraz geçiştirilir.
Geçen yüzyıla kadar "kadın haham" diye bir şey hiç olmamış. O dönemki hahamların tamamı erkekti, günümüzde ortodoks yahudilikte kadınların haham olması halen yasak. Papa'dan, İngiltere Kraliçesine, Putin'den Trump'a kadar neredeyse tüm dünya liderleriyle "içli dışlı" olan Chabad Lubavitch tarikatı da bu geleneğin en güçlü temsilcisi. 1775 yılından beri aktifler. Mossad'ın, CIA'in ve KGB'nin asıl patronunun da Chabad olduğunu söyleyebiliriz. Yakın zamanda ABD Türkiye Büyükelçisi Tom Barack ile pedofili temalı yazışmaları ortaya çıkan Jeffrey Epstein da zaten bir Chabad sinagoğunun yakınında büyümüş. Tom Barrack da hiçbirşey olmamış gibi medyaya konuşmaya devam ediyor. Neden hiçbir Epstein "müşterisinin" tutuklanmadığını da anlamak zor değil; insanları bıçak üstünde tutarak kuklaya çeviriyorlar. Aşağıdaki videoda kabaca bazı skandallarından ve genel tarihlerinden bahsediliyor.
İlginç bir şekilde, bazı metinleri farklı yorumladıkları için, en çok antisiyonist yahudi de ultra-ortodoks mezhebinden çıkıyor, en hızlı üreyen ve pedofili vakalarının en yaygın olduğu yahudiler de onlar bildiğim kadarıyla; bu da siyonistler için önemli bir şantaj kozu ve antisiyonizmin fazla yükselmesine mani oluyor.
Kadınlar hakkında aşağılayıcı ve manyakça daha çok fazla metin var da hepsini buraya sığdaramam. Meraklısı "Museviliğin Garip Tanrıları - Judaism's Strange Gods" kitabını okusun (türkçesi yok). Michael Hoffman'ın bu kitabı benim atladığım bir çok noktaya daha değiniyor.
Türkçesini okuyabileceğiniz kitap olarak İsrailli Prof. İsrael Shahak'ın "Yahudi Tarihi, Yahudi Dini" (3000 Yılın Ağırlığı) ve "İsrail'de Yahudi Fundemantalizmi" öneririm, tarihi ve politik açıdan büyük öneme sahip eserler. 1981'de yazdığı "Yahudi dini ve Yahudi olmayanlara karşı tutumu" makalesi de benim için bir pusula işlevi gördü. Türkçe çevirisi bildiğim kadarıyla yok, üşenmeyen çevirsin: The Jewish religion and its attitude to non-Jews: Appendix. İsrailli ve İsrail isimli bu abimiz İsrail'de pek popüler değildi tabii. Düzenli olarak üzerine tükürüp, sıklıkla ölümle tehdit ediyorlarmış... Huzur içinde yatsın.IV) Mesirah Kuralı: Eğer bir yahudi herhangi bir yahudinin herhangi bir suçunu, nayahudi mahkemelere bildirmeye kalkarsa öldürülmelidir. Bazı modern hahamlar farklı yorumlasa da talmudda açıkça belirtilen kaide bu. İbn Meymun talmudu alıntılayarak şöyle yazmış:
"Bir Yahudi'yi nayahudilere teslim etmek yasaktır; bu kişi kötü ve günahkâr dahi olsa veya size sıkıntı ve acı vermiş dahi olsa. Her kim bir Yahudi'yi -ister canıyla ister malıyla olsun- bir nayahudiye teslim ederse, "gelecek dünyada" hiçbir nasibi yoktur. Bir muhbir, günümüzde Yahudi mahkemeleri cezai davalara bakmasa bile, her yerde öldürülebilir. Onu daha ihbarını yapmadan öldürmek dahi caizdir."
Mishneh Torah, One Who Injures a Person or Property 8:9-11
Zaten yansımalarını sürekli görüyoruz. Birkaç örnek vereyim:
2013 senesinde İngiliz Channel 4 kanalı Londra'da yaşayan Ortodoks okullarındaki çocuk istismarı üzerine bir belgesel yayınladı. Bu belgeselde gizli kameraya çekildiğinden haberi olmayan haham, ne olursa olsun polise gidilmemesi gerektiğini vurguluyordu. Belgeseli şurada izleyebilirsiniz: Britain's Hidden Child Abuse - London's Orthodox Jewish Community - Documentary. Tabii ki yahudi otoriteleri belgeseli kınadılar, abartıldığını söylediler vb.
Geçen sene İsrail hapishanelerinde mahkumlara tecavüz eden İsrail askerlerinin videosu basına sızdırıldı. Başlangıçta mecburen bu tecavüzcüleri gözaltına aldılar, fakat çılgın bir kitle hapishanenin önünde protesto etti, kapıları yumrukladı vs. Yoğun baskı sonucu askerler serbest bırakıldı. Burada daha detaylı anlatılmış, hahamlardan helallik alıyorlar, "Tanrı adına tecavüz"den bahsediyorlar vb: Sde Teiman Hapishanesi İsrail'in hak ihlalleriyle gündeme geliyor
Görüntüyü yayınlayan gazeteci Guy Peleg'in ve bu videoyu sızdırıp mahkemeye taşımaya cüret eden israil ordusunun en üst kademeli basşsavcısı Tomer Yerushalmi'nin başı belaya girdi, istifaya zorlandı, tutuklandı, ölüm tehditleri aldı, intihar etmeye kalkıştı (veya öldürmeye çalıştılar, hatta belki de öldü gizleniyor). Ki aslında kadının bu davayı açmasının tek sebebi, hapishanede görevli olan israilli doktorun israilli askerlerin mahkumlara tecavüz edebileceğine inanamaması dolayısıyla sorduğu sorular sonrası, bu skandalın uluslararası mahkemeye taşınmasını önlemek içindi. Madur Filistinliyi de mahkemede ifade veremesin diye hapishaneden salıp Gazze'ye postaladılar. 20 kez ameliyat olması gerekmiş bağırsaklarındaki ve anüsündeki hasarlardan dolayı. Tecavüzcüler de şu anda İsrail'de halk kahramanı muamelesi görüyor, geniş bir hayran kitleleri var. Daha bu ay televizyonlarda boy gösterip "Biz bu muameleyi haketmiyoruz, sadece vatanımızı savunuyoruz. Bu aşağılık yaratıklara tecavüz etme görevi bize düştüğü için gururluyuz. Kim bize sahip çıkacak?" gibisinden gerzekçe konuştular. Yabancı basına konuşurken tecavüz gerçekleştiğini inkar ederler ama kendi aralarında konuşurken bu onlar için bir gurur kaynağı. İsrailli avukat Ben Marmarelli'nin dediğine göre mahkumların tecavüze uğraması günlük rutinin bir parçası. Anadolu Ajansı'nın 20 Kasım tarihli haberi: "İsrailli Avukat Ben Marmarelli, İsrail hapishane ve gözaltı merkezlerindeki Filistinli esir ve mahkumlar için cinsel saldırı ve tecavüzün, diğer metotlarla birleşen sistematik işkencenin bir parçası olduğunu belirtti" Ben Marmarelli bütün bu süreçleri şu röportajında daha detaylı anlatıyor (ing), "Her gün tecavüze uğramaları mahkumların diğer problemlerinin yanında bir hiç": WHAT IS HAPPENING INSIDE ISRAEL'S PRISONS?

Yorumlar
Yorum Gönder